slide

the dresden dolls şarkısı

yoğun olarak piyano eşliğinde devam eden sözleri şöyle:

a late april day and it's sunny outside
and a red little girl's at the top of a slide
and an an orange old man at the bottom
wants to take her for a ride
as she slips and she tumbles the orange man mumbles
pennies crash down from the sky
and he tells her he'll take her away where it's safe
and of course it is a lie
she's a third the down and her skirts are yanked up
and her little girl cheeks start to wrinkle
but her smile is wide and her legs are spread wider
her hair growing long and her hips getting larger
past getting brighter
light growing weaker....
she is halfway down now but the man is impatient
shakes change in his pocket he might have to wait but she's coming...
she's coming...

who are you blaming?
they're just playing!
that's a good one...
who left the playground
a good decade before the bell rang?

as she starts to draw nearer the view becomes clearer
the splinters are painful but she doesn't feel it
the pennies were loaded and as they exploded
she starts to spin out of control...
her eyes are now closing her sleeves are unrolling
up past her head and her veins are all showing
not that she noticed she's thoroughly focused on
one old man who's laughing...
who's laughing....
dont' worry
i've got you
don't worry
i've got you

the orangeman got you.....

sozlugu tivitir gibi kullanan lise kafalilar

ukdelere ve başlıklara bakıyorum da, bazı yazarların gün içinde yaptıklarını an be an sayabileceğiz neredeyse. sevgililerinden ayrılanları, boynuzlananları, platonik aşıkları saymıyorum bile. saymışım. şu anda da açtığım başlık ve girdiden de utanıyorum neredeyse ama yeter ya hu. kaçtır motive oluyorum gireyim de birazcık yazayım diyorum. başlıklara bi bakıyorum, allahım kör et beni... sonra da diyorlar ki meydan sözlük yazarlarının yazmaması peh.

rock a festival

bu yıl kaçıncısının düzenlendiğini bilmediğim, ülkemiz sınırları içerisindeki tek ücretsiz rock yaşam festivali.
eski foçanın sakin plajlarından birinde düzenlenir.
gündüzleri çeşitli aktiviteler geceleri de konserler eşliğinde üç gün devam eder. dileyen çadır kurar, dileyen tulumunu battaniyesini vs alıp sahilde yatar. zira geceleri soğuk olur oralar.
yeme içme fiyatları mümkün mertebe düşük tutulur. bildiğiniz okul kantini fiyatlarıdır. tuborg gold 5 liradır mesela varın gerisini siz düşünün.

ve sonrası, gözlemlerime göre festival konukları son derece asil ve sevecen insanlardır. 3 gün 3 gece 500 insan aynı yerde yatar kalkar da bi kere kavga çıkmaz mı bi yerde. çıkmaz. biz zavallı metropol insanları için büyük lutuftur bu. galata kulesinin dibinde gypsy life ayağına toplanıp da 2. geceden sonra şişeleri kırıp birbirlerine saldıran insanları gördükten sonra anlamış bulundum ben şahsen o ortamın kıymetli bir ortam olduğunu. neyse konumuz o değil. konumuz festival.

bu seneki rock-a günleri 3 4 5 ağustos olarak belirlenmiş. az kalmış. ne güzel.

gelgelelim; içeriye yiyecek, içecek, kesici alet sokmak yasak. kapıda kontrol ediliyor. zaten dışarda da daha ucuz yiyecek içecek bulamazsınız foçada :)

daha başka bişey yok. geri kalan güzellikler sizin üstün şahsiyetinizle alakalıdır. iyi tatiller.

unutulmaz dizi replikleri

sekiz yaşındaysanız ve aşıksanız, hayat gerçekten çok zor.

-cedric-

olsun o da dizi sayılır.

karincalarin gozunden insan

k: ne tembel yaratıklar mınako. teeyy! hayrımıza şu kırıntıları götürelim bari. çek abi çek..

meme tembelyazar

metalci galiba

kpss 2012

<bkz: memur olacak insan>

mehmet emin artuk

canımız dekanımız.
iş bu başlığı marmara üniversitesi hukuk fakültesi öğrencilerine yaptığı büyük bir hocalık hareketinin şerefine açıyorum.
her ne kadar fatih üniversitesinde ders vermesinden rahatsız olsam da, geçtiğimiz hafta marmara üniversitesi rektörlüğünün saçma sapan girişimlerine fakültemiz nezdinde ket vurarak, rektörün çeşitli çıkar hesaplarının öğrencilere zarar vermesinin önüne geçmiştir. hala haydarpaşa kampüsünün bahçesinde öğrencilerin hazırlatmış olduğu kocaman bir teşekkür pankartı bulunmaktadır -sayın artuk'un, 'utanıyorum lütfen kaldırın' ısrarlarına rağmen-.

marmara hukuk butunlemeleri

ramazan bayramının hemen ardından ilk ayağı yapılacak olan hadiseler zinciri. hayırlı uğurlu olsun efendim.

sicarken sigara icen adam

işten eve koşarak gelip, kan ter içinde odaya dalıp 'sigara var mı?' sorusuna 'yok ya sonuncusunu içtim tatlım bekle gidip alayım' cevabını alacağını sezdiğinde...
'dur! dur napıyosun boynum acıyor hökkükhgjkg. behklüe gidip alağhym ahh hık.. hoh.. ohh napıyosun ya ölüyodum. aaa neden ağlıyorsun kuşum?
diyaloğumsuyu ortaya çıkaran adamdır.

yaz gelince dekolte giymeyen erkek

yaz gelince dekolte giymeyen kadından daha kolay anlaşılır. kılları görünür. güzel olmaz. tutumunda haklıdır.

sozluk yazarlarinin isimleri

ben kadir....
deli kadir üleyn!

kocanin karisina arkadan yaklasmasi

<bkz: bulaşık yıkarken gelen romantizm>

bir sevgi faresi jamal

çirkinlik! çıkışı olmayan suların altında nefesi tutmak gibisin.

insanlar ikiye ayrilir

yok öyle bir şey

<bkz: 5 bin çeşit insan var>

iyi aile babasi

roma hukukunda ölçüt alınan insandır. kişinin yaptığı eylemler iyi aile babasının eylemleri ile kıyaslanarak kusurluluk derecesi belirlenir.
namuslu, şerefli, dikkatli, adam gibi adamlardır bunlar. karısı, kızı, içkisi, kumarı olmaz. işinin ehli, evinin direği, çocuklarının altın kalpli babası, karısının yırtıcı atmacasıdır. kahvede orda burda dolanmazlar, sadece arada bir iyiniyetli üçüncü kişilerle tavla atar, işine, evine, ekmeğine bakar ite köpeğe bulaşmaz, yalnız bir haksızlık görmüşse eğer mudahele etmeden de geçmez. zengine boyun eğmez, fakiri ezmez ezdirmez. tatar ramazandır iyi aile babası.

demokrasi

her topluma, özellikle demokrasi adına savaşmamış halklara sahip olan toplumlara öğretilmemesi gereken uygulama. hele dayatılması facia ile eşdeğerdir.
demokrasi ancak bilinç ile uygulanabilir. buradaki bilinç sadece bilmekten ileri gelen bilinçten farklıdır. kültüründe bulunması lazım, aksi durumu tezahür edememen lazım. bahsettiğim şey demokrasi bilinci. sonradan kazanılabilen bir şey değildir bu. en azından bir anda(bir andan kastım -100 yıl) kazanılamayacağını söyleyebilirim rahatlıkla.
çoğu ortadoğu ülkelerinde olduğu gibi, benim ,içinde bulunduğum ülkede de içler acısı şekilde mıncıklanmakta, taciz edilmekte, demokrasinin onuru yerle bir edilmektedir. sebebi, bu ülkelerin demokrasi adına savaş vermemiş olmalarıdır. evet efendim, çok eskilerden beri bilindiği gibi, eğer bir şey için emek harcamazsan o şeyin kıymetini de bilmezsin. bu genelleme günümüzde demokrasi bilinci olmayan toplumlardaki demokrasi uygulamasına cuk oturmaktadır.
demokrasi tepeden inmez. inmemeli demiyorum. zaten inmez. zaten eğer öyle olmuşsa o toplumda demokrasinin varlığından bahsedemeyiz.
nitekim demokrasinin tanımından yaptığımız çıkarıma göre, demokrasinin hür irade ile uygulanması gerekliliğine inanırız. saf irade. sözde demokratik toplumun bireyleri demokrasiyi, halkın huzuru ve refahı için yaptığı bir sıralamda kaçıncı sıraya koyabilir dersiniz. 5- 10? peki bu 5-10 kavram (örn: adalet, namus, toprak, ordu...) sıra insanın saf iradesini kullanmaya geldiğinde geride durabilir mi dersiniz. demokrasinin önüne getirdiğimiz bu kavramlar çoğaldıkca demokrasinin, demokrasi olmaktan çok bu kavramlara hizmet eden bir köle olma kaderi artarak devam edecektir.
ben, demokrasiyi, içinde bulunduğum toplum için, genel olarak tabandan yayılan bir demokrasi anlayışı bulunmayan toplumlar için, doğru bir yönetim şekli olarak görmüyorum.

kandemir konduk

kendisine gayet iyi işler götüren sevgilim kişisine ve onun gibi bir çoğuna, gözlerinin içine baka baka, 'evladım bu işler böyle değil, basit şeyler yazacaksın, bunlar fazla iyi kimse seyretmez bunları' diyecek kadar populist olup ödevlerini baştan yazdıran, televizyon camiasında epey t.şşak sahibi bir amcamız.
müjdat gezen sanat merkezinde her salı hayrına ders verir. devam zorunluluğu olmasına rağmen devam etmeyen, ödev hazırlamayan öğrenciyi de geçirecek kadar vicdan sahibidir ayrıca.

40 yil bakire kalmak

hormonal bir anormallikten ileri geldiğini düşündüğüm olay. yoksa normal seyir eden bir bünyeye neden o kadar eziyet etsin ki sahibisi.

selin bieber

başarılı olmayan bir troll yazar.